Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osaka Zirvesi’nde terörle mücadelede kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını çizeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’ya hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında terör ve terörizmin finansmanının önlenmesi konusuna G-20 nezdinde önem verildiğini belirterek, “Bu kapsamda terörle mücadelede ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanında basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE, G-20 BÜNYESİNDEKİ TARTIŞMALARA EN BAŞINDAN BERİ AKTİF BİÇİMDE KATILDI”

Japonya’nın Osaka kentinde 28-29 Haziran’da düzenlenecek G-20 Liderler Zirvesi’ne katılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üyesi olduğu G-20 platformunu, dünyanın önde gelen gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerini bir araya getirmesi bakımından çok önemsediklerini ifade etti.

G-20’nin dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 85’ini, dünya ticaretinin yüzde 75’ini ve dünya nüfusunun da üçte ikisini teşkil ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 dönem başkanlığını yürüten Japonya’nın büyüme, kaliteli alt yapı, yolsuzlukla mücadele, kalkınma, istihdam, dijital ekonomi, sağlık ve tarım gibi başlıkları öne çıkaran bir gündem hazırladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaynak verimliliği ve deniz plastik çöpleri başlıklarının da G-20’nin bu seneki ajandasına yeni çalışma alanları olarak dâhil edildiğini kaydetti.

“ZİRVE’DE SERBEST TİCARET VURGUSUNU TEKRARLAYACAĞIZ”

G-20’deki görüşmelerde alınan kararların dünya kamuoyu tarafından yakından takip edildiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Türkiye’nin G-20 bünyesindeki tartışmalara en başından beri aktif biçimde katıldığını, bu Zirve oturumlarında da küresel ekonomik görünümü değerlendirirken dünya ekonomisindeki temel risklerin bertaraf edilmesine ilişkin atılacak adımları tespite çalışacaklarını belirtti.

“Ticaret konusu son dönemde bazı ülkelerin korumacılık yanlısı eylemleri sebebiyle ciddi anlaşmazlıkları da beraberinde getiriyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin korumacılıkla mücadele edilmesi gerektiğine ve ticaretin serbestleştirilmesine vurgu yaptığını, Osaka Zirvesi’nde de serbest ticaret vurgusunu tekrarlayacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele alanında neler yapılabileceğinin de değerlendirileceğini söyledi.

Küresel eşitsizlikler konusunun toplantılar sırasında dönem başkanlığınca gündeme getirileceğini belirten Erdoğan, “Bu bağlamda özellikle kadınların iş gücü piyasasına daha etkin katılımına yönelik görüşlerimizi paylaşacağız” dedi.

“DÜNYADA MÜLTECİLER KONUSUNDA EN ÖNEMLİ BEDELİ ÖDEYEN ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

Mülteciler meselesini her platformda olduğu gibi G-20 çerçevesinde de gündeme taşıyacaklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira dünyada mülteciler konusunda en önemli bedeli ödeyen ülke Türkiye. Bu minvalde uluslararası işbirliğinin artırılması ve külfet paylaşımının sağlanması yönündeki görüşlerimizi bir kez daha muhataplarımızın dikkatine sunacağız” dedi.

Terör ve terörizmin finansmanının önlenmesi konusuna G-20 nezdinde önem verildiğine, dünya ülkelerinin de ısrarla üzerinde durdukları konulardan biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda terörle mücadelede ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizeceğiz” ifadesini kullandı.

Küresel ekonomide veri dolaşımı, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve yapay zekâ teknolojisinin güvenli şekilde yaygınlaştırılmasının da Osaka’da tartışılan konular arasında yer alacağını ifade eden Erdoğan, “Biliyorsunuz bu konuda Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde dijital dönüşüm ofisi kurarak önemli bir adımı yeni sisteme geçişimizde attık. Ülkemizin bu alandaki vizyonunu diğer ülkelerle de paylaşma imkânı bulacağız” diye konuştu.

“JAPON FİRMALARININ ÜLKEMİZDEKİ YATIRIMLARININ ARTIRILMASI İMKÂNLARINI ELE ALACAĞIZ”

Zirve’nin ardından 30 Haziran-2 Temmuz’da Japonya’ya resmî ziyarette bulunacağını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “Japonya’nın yeni İmparatoru Naruhito, Başbakan Abe başta olmak üzere üst düzey devlet adamlarıyla temaslarda bulunacağım. Türkiye ve Japonya arasında 2013 yılında stratejik ortaklığın kurulmasına müteakip ilişkilerimizde ciddi ilerlemeler kaydettik. Ekonomik ilişkilerimizin güçlendirilmesini hedefleyen ekonomik ortaklık anlaşması müzakerelerinde artık sona yaklaştık. Bu anlaşmanın 2019 yılı içerisinde sonuçlandırılmasını planlıyoruz. Ayrıca Japonya iş federasyonunun organizasyonuyla Japon iş insanlarıyla bir araya geleceğim. Bu vesileyle Japon firmalarının ülkemizdeki yatırımlarının artırılması imkânlarını da ele alacağız.”

2019 senesini Japonya’da Türk Kültür Yılı olarak ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da gerçekleştirilen Hazineler ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Lale Geleneği Sergisi’ni ziyaret edeceğini, geçen yıl hayatını kaybeden fotoğraf sanatçısı Ara Güler adına dünyanın çeşitli şehirlerinde düzenlenen serginin Kyoto’daki açılışını yapacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Japonya’da yaşayan vatandaşlarla bir araya geleceğini kaydetti.

“ÇİN DIŞ TİCARETİMİZDEKİ EN ÖNEMLİ ORTAKLARIMIZDANDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya’nın ardından 2 Temmuz’da Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret edeceğini belirterek, “Çin ile münasebetlerimize kapsamlı stratejik ortaklık anlayışıyla ve tek Çin prensibiyle yaklaşıyoruz. Bu anlayışla Pekin’de bir araya geleceğimiz Devlet Başkanı Şi ile Türkiye Çin ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konuları ele alacağız” dedi.

Türkiye ve Çin’in İpek Yolu’nun en belirleyici ülkelerinden biri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çin dış ticaretimizdeki en önemli ortaklarımızdandır. Ekonomik ilişkilerimizin her iki tarafın yararına olacak şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz. Küresel ekonominin dinamiklerini adeta yeniden tanımlayan bir süreçten geçiyoruz. Bu dönemde uluslararası düzenin ve çok taraflı ticaret sisteminin istikrarı için Çin ile güçlü bir diyaloğun sürdürülmesinde fayda görüyoruz. Bu ziyaretlerimin Japonya ve Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerimizin güçlendirmesine önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“AMERİKA İLE MÜNASEBETLERİMİZ STRATEJİK ORTAKLIK ÇERÇEVESİNDE YÜRÜMEKTEDİR”

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava ve füze savunma sistemlerini almasının ardından ABD’nin yaptırım kararının olacağı iddialarının anımsatılması ve böyle bir durumda Türkiye’nin “B” planının ne olacağının sorulması üzerine, bugüne kadar birçok kez S-400 konusunda artık teslim sürecinde olduklarını ifade ettiklerini anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Nedense bizim söylediklerimize pek inanılmıyor, bizim dışımızda söylenenler itibar görüyor. Şunu unutmayın, Türkiye bir NATO ülkesidir. Amerika da bir NATO ülkesidir. Eğer NATO ülkeleri birbirine yaptırım uygulamaya başladıysa doğrusu bunu bilmiyorum. Ama bizim şu anda Amerika ile münasebetlerimiz bir stratejik ortaklık çerçevesinde yürümektedir. Bugüne kadar Sayın Trump ile yaptığım görüşmelerde bu izlenimleri hiç almadım. Ama alt kademelerde birileri bu tür şeyleri dillendiriyor, konuşuyor. Bu seyahatimizde de Sayın Trump ile ikili görüşmemizde bu konuyu tekrar ele alma fırsatımız olacak. Ancak arkadaşlar, ‘B’ planı, ‘C’ planı bunları böyle daha doğmamış çocuğa don biçme yoluna gitmeyelim. O bizde saklı kalsın. Âdeta çeyiz sandığında kalsın, zamanı gelince onu meydana çıkarırız.”

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNİ MİLLETİMİZE SUNDUK”

Bir gazetecinin “CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun dün grup toplantısında bir çağrısı oldu, ‘Cumhurbaşkanı nasıl olmalı halka soralım, referandum yapalım’ diye. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu, kendi söylüyor kendi dinliyor. Bu yeni yönetim sistemine parlamento kararıyla mı girdik, AK Parti kendi verdiği kararla mı girdi yoksa millete mi gittik? Bunun kararını millet vermedi mi? Yeni yönetim sistemini milletimize sunmadık mı, sunduk. Millet kararını verdi ve bu iş bitmiştir. Şu anda bir yılı geride bıraktık, eksiğiyle artısıyla her şey ortaya çıkıyor. Bundan sonraki süreçte de nerelerde ne gibi aksamalar varsa bunlar da giderilerek yolumuza devam ederiz” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü elebaşının cezaevinde bir akademisyenle görüştürülmesinin anımsatılması üzerine de cezaevinde yatanlara Adalet Bakanlığı tarafından hangi şartlar altında ziyaret izni verildiğinin belli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müracaat yapılmıştır ve bu müracaat üzerine böyle bir adım atılmıştır. Bununla ilgili olarak da Bakanlığımız hatta daha da ileri gidiyorum Millî İstihbarat Teşkilatımız bu çalışmalarını yaparken kime, nasıl izin vereceğini yasalara kayıtlı olarak bu adımları atar ve ona göre de değerlendirmesini yapar. Onun için kalkıp da ‘Muhalefetten şöyle ses geliyor, böyle ses geliyor’ buna bakmaz. Şu anda da Bakanlık bununla ilgili müracaat üzere adımını atmıştır ve bu müracaatla birlikte de bu kararını vermiştir. Olay bu kadar basittir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kırmızı bültenle aranan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ın TRT’ye verdiği röportajı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine de şu değerlendirmelerde bulundu:

“Doğrusu ben Osman Öcalan’ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyorum ancak TRT’ye müracaat etmiş ve TRT Kürdi’de böyle bir program yapmışsa bunu da TRT’deki arkadaşlarımız bilirler. Ben o kurumdaki arkadaşlarımın da bu hassasiyet içerisinde adım attıklarına inanıyorum. Çünkü bu konularda da kendilerine güveniyorum. Yani TRT Kürdi’yi kurarken kimse bize ‘Niçin TRT Kürdi’yi kurdunuz?’ demedi. Peki TRT Kürdi’yi kurduğumuza göre burada da TRT’yi yönetenler bütün hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak adımlarını atarlar ve TRT Kürdi’nin reytingini yükseltmeyi de düşünür, ülkeye neyin nasıl faydalı olacağını da düşünür, buna göre de adımını atar. Ve buna göre de adımlarını atmışlardır.”

“İDLİB’DE REJİM ACIMASIZ DAVRANIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’e yönelik Suriye rejiminin saldırılarının anımsatılarak Suriye sınırında güvenli bölge teklifi G-20’de gündeme getirip getirmeyeceği sorusuna Suriye konusu gündeme geldiğinde ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ikili görüşmelerde meseleyi gündeme getireceği cevabını verdi.

Münbiç konusunda verilen sözlerin tutulmasını beklediklerini, Münbiç’teki işgalcilerin süratle Fırat’ın doğusuna çekilmelerini beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda bizim üzerinde ısrarla durduğumuz konu ise, daha çok İdlib’de meydana gelen olaylardır. İdlib’de rejim acımasız davranıyor. Bizim orada biliyorsunuz 12 gözlem kulemiz var, bu kulelerimiz zaman zaman tacize uğruyor. Herhangi bir sıkıntı elhamdülillah büyük ölçüde yaşamadık, böyle bir durum olmadı, gereken noktada, gereken zamanda onlara gereken cevabı en güzel şekilde verdik. Fakat biz tabii bu noktaya iş gelsin istemiyoruz ve planlanan neyse, verilen sözler neyse o istikamette bunu götürelim istiyoruz. Bizim tabi muhatabımız Rusya’dır ve Rusya’yla da gerek Savunma, gerek Dışişleri, gerek Millî İstihbarat muhataplarıyla bu konuları görüşmek suretiyle süreci çalıştırıyorlar. İnanıyorum ki, İdlib’de çok çok büyük vahşetler olabilirdi, ama belli bir yerde durdurulmuş vaziyette” diye konuştu.

“DOĞU AKDENİZ’DE TÜRKİYE VE KKTC’NİN HAKLARI BULUNUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin hakları bulunduğuna vurgu yaparak ABD Senatosunun hangi hakla Doğu Akdeniz ile ilgili karar aldığını soru işareti olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada da biz diyoruz ki, bu denizlerden çıkabilecek nema neyse, Kıbrıs’ta yaşayanların hepsinin orada eşit hakkı vardır. Ama bunu kalkıp da ‘Güney Kıbrıs’ın kontrolünde yapacağız’ derseniz, biz buna ‘evet’ diyemeyiz. Güney Kıbrıs-Kuzey Kıbrıs birlikte masaya otururlar, heyetler oluşturulur, ne çıktı? Şu kadar, bunun ne kadarı Kuzey’e, ne kadarı Güney’e, bunu onlar belirler. Şu ana kadar çıkmış bir şey de yok zaten, hâlâ aramalar devam ediyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin prensibinin “win-win” esasına dayandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak karşı tarafında adaletli davranması gerektiğini vurguladı.

“AK PARTİ BÜTÜN KARARLARINI KENDİ İÇİNDE İSTİŞARE MEKANİZMALARIYLA ALIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın Kabine’de görev alacağına dair iddialara ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeni yönetim sistemine göre bir oluşmuş yapımız var. Yani bunlar özellikle partimiz içerisinde bir fitnenin çıkarılmasına yönelik atılmış adımlardır, söylemlerdir, yani bu tür söylemlere kimsenin kulak asmaması gerekir. Ne zaman, nerede kimi nasıl değerlendireceğimizi biz gayet iyi biliriz, bunun için de dıştan ahkâm kesilmesine pek de prim vermeyiz, bundan sonra da vermeyeceğiz, bunu herkesin bilmesi lazım. Çünkü AK Parti dışarıdan kumanda edilen bir parti değildir, AK Parti bütün kararlarını kendi içinde istişare mekanizmalarıyla alır, uygulamaya koyar ve böylece de yürür.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından, G-20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’nın Osaka kentine hareket etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Esenboğa Havalimanından; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve diğer ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da eşlik ediyor.

Previous ArticleSONRAKİ HABER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45. yılı nedeniyle KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’ya kutlama mesajı gönderdi.

Kıbrıs Türkü’nü barış ve özgürlüğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’nın 45’inci yıldönümünde, Türk Milleti ve şahsım adına Kıbrıs Türk Halkı’nın Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlarım.

Türkiye, Barış Harekâtı’nı, Kıbrıs Adasının eşit sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu konudaki kararlılığımızı tüm dünya bugün de görmektedir.

Kıbrıs’ı kendi vatanından ayrı tutmayan kahraman Türk ordusunun, Kıbrıs Türkü’nün canı ve güvenliği sözkonusu olduğunda, 45 yıl önce attığı adımı gerekmesi halinde yine atmakta tereddüt etmeyeceğinden kimse şüphe duymamalıdır.

Barış Harekâtı 20 Temmuz 1974’te, uluslararası hukuka uygun bir biçimde, diplomasinin tüm yolları tüketildikten sonra gerçekleştirilmiştir. Kıbrıs meselesinde uluslararası meşruiyet, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da temel ilkelerimizin başında gelecektir.

Kıbrıs’ta olası bir çözüm, ancak Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin teminat altına alındığı, güvenlik kaygılarının karşılandığı koşullarda gerçekleşecektir. Ada’daki gerçeklerin gereği olan bu hedeften hiçbir koşulda vazgeçilmeyecektir. Türkiye, her halükârda Kıbrıs Türkü’nün refahının, güvenliğinin ve geleceğinin garantisi olmaya devam edecektir.

Ada’nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, bugün olduğu gibi gelecekte de, karşılarında Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kararlılığını bulacaklardır. Bu minvalde Türkiye, Ada’da adil ve kalıcı çözümün sağlanması için, Doğu Akdeniz’de gerginliğin değil, barışın hüküm sürmesi için tüm imkânlarını kullanacaktır.

Ekselansları Sayın Mustafa AKINCI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dayanışmanın, Türk halkı ile Kıbrıs Türk halkının karşılıklı bağlılığının gücünü sorgulayanlar, ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını acı tecrübelerle anlamışlardır. Kıbrıs Türkü, Büyük Türk Milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu gerçeği değiştirme hayali içinde olanlar beyhude bir amaç uğruna çabaladıklarını er ya da geç fark edeceklerdir.

Bu duygu ve düşüncelerle, milli davamız uğruna canlarını veren aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükran ve saygıyla yâd ediyor, Kıbrıs Türk Halkı’na barış, huzur ve mutluluklar temenni ediyorum..

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerinin fedakârlıkları sayesinde dimdik ayaktadır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü yeni binası açılış törenine katılarak vatandaşlara hitap etti.

“ÖZEL HAREKÂTÇILARIMIZ, YETİŞEBİLDİKLERİ HER YERDE DARBECİLERE KÖK SÖKTÜRDÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsü sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü hizmet binasının zarar gördüğünü anımsatarak polis teşkilatının 15 Temmuz gecesi vatandaşlarla sırt sırta vererek âdeta tarih yazdığını söyledi.

Polislerin FETÖ’cülerin işgal ettiği yerleri kısa sürede kurtararak darbenin bastırılmasında büyük başarı elde ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel Harekâtçılarımız, yetişebildikleri her yerde darbecilere kök söktürdüler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz 2016 gecesi polislerin aslanlar gibi mücadele ettiğinin altını çizerek, “Az önce kendisini dinledik, soyadı Aslan, Turgut Aslan kardeşimiz, bu mücadelede önde gelenlerden bir tanesi oldu. Kendisini buradan dinlerken hâlâ yüreğinden gelen ifadeleri de duydunuz. İşte bizim polisimiz bu. Kendilerine bir kez daha yürekten şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam İstanbul’da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Atatürk Havalimanı’ndaki etkinliklere katılacağını bildirerek Hafıza 15 Temmuz Müzesi’nin açılışını yapacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çemberlitaş’ta, Çengelköy’de ve diğer yerlerde canlarını hiçe sayan emniyet güçlerimizi de tebrik ediyorum. Özellikle o gece burada, Ankara Emniyet Müdürlüğünde, FETÖ’cülerin her türlü ihanetine, saldırısına direnen tüm yiğitlere ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” ifadesini kullandı.

“BU GÜZEL BİNA ÖNCELİKLE SİZLERİN FEDAKÂRLIĞININ BİR TİMSALİDİR”

15 Temmuz gecesi darbecilerin hedef tahtasına koyduğu kurumlardan ilkinin emniyet teşkilatı olduğunu belirterek Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Başkanlığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün gece boyu FETÖ’cülerin saldırılarına maruz kaldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaya çıkan her görüntü, darbecilerin yok ettiklerini sandıkları her kayıt, o gece burada yaşanan vahşetin boyutlarını bizlere tekrar hatırlatıyor. Bu hainlerin gözlerini, kendi insanına, kendi meslektaşlarına karşı, ‘Vurun, öldürün, acımayın, üzerine sıkın’ diyecek kadar kin bürümüştür. Acımasızca şehit ettikleri şehitleri yerde sürükleyecek, bir de utanmadan onların fotoğraflarını çekecek kadar insanlıktan çıkmışlardı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cülerin bu kin ve nefretinden Ankara Emniyetimiz de maalesef nasibini aldı. Tanklarla kuşatılan, helikopterlerle taranan, uçakla bombalanan bu bina, oluşan tahribat nedeniyle artık kullanılamaz hâle gelmişti. Ne yaptılar? Sakalımızı kestiler ama kesilen sakal çok daha gür bitti; biz ise onların kollarını kestik, kolay kolay bir daha ayağa kalkamayacaklar. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, beraber olalım, kardeş olalım, bu işi bitiririz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’un ardından daha modern, donamlı bir hizmet binası için çalışmalara başladıklarını ifade ederek Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Başkanlığı binasının da yenilendiğini söyledi.

Ankara’nın bir Selçuklu şehri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle Selçuklu mimarisinin Ankara Emniyet Müdürlüğü binasında hâkim kılındığını, binanın aynı zamanda akıllı bina özelliği taşıdığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel bina öncelikle sizlerin fedakârlığının bir timsalidir. Bu bina, aynı zamanda polisiyle, istihbaratçısıyla, askeriyle, siviliyle 15 Temmuz gecesi FETÖ’cülere karşı verdiğimiz destansı mücadelenin de sembolüdür. Ankara Emniyet Müdürlüğümüz inşallah bu eserin ruhuna ve temsil ettiği değerlere uygun şekilde insanımıza hizmet etmeyi sürdürecektir. Türk demokrasisinin kazanımlarına gerektiğinde canı pahasına sahip çıkan kurumlarımız olduğu müddetçe Allah’ın izniyle hiç kimse bu millete diz çöktüremeyecektir. Milletine ve devletine bağlı askerlerimiz, polislerimiz, istihbaratçılarımız olduğu sürece hiçbir güç bir daha asla 15 Temmuz benzeri işgal girişimlerine teşebbüs edemeyecektir” ifadelerini kullandı.

“DÜNYANIN 34 FARKLI ÜLKESİNDE 78 ŞEHİTLİĞE SAHİP BİR MİLLETİN FERDİ OLMAKTAN DAİMA GURUR DUYDUK”

15 Temmuz gecesi 63’ü polis, beşi asker, 183’ü sivil olmak üzere toplam 251 vatandaşın şehit olduğunu, sadece Ankara Emniyet Müdürlüğü çevresinde 10 kişinin şehit düştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.

Bakara Suresi’ndeki “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” şeklindeki ayeti okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler şehitlerinin hay, yani canlı olduklarına inanan bir dinin mensuplarıyız. Biz şehitleriyle yaşayan, şehitleriyle var olan bir milletiz. Dünyanın 34 farklı ülkesinde 78 şehitliğe sahip bir milletin ferdi olmaktan daima gurur duyduk, gurur duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu bize aziz şehitlerimizin mübarek kanlarıyla vatan kılınmıştır. Üzerinde özgürce nefes aldığımız, yaşadığımız, hayatımızı sürdürdüğümüz bu topraklar bize şehit ve gazilerimizin emanetidir. Her karışında bir aslanın yattığı bu topraklar aynı zamanda dünyanın en büyük şehitliğidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerinin fedakârlıkları sayesinde dimdik ayaktadır” diye konuştu.

“82 MİLYONUN TAMAMININ ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE VEFA BORCU VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 82 milyon Türkiye vatandaşının tamamının şehit ve gazilere can borcu, minnet borcu, vefa borcu bulunduğunu ve bu borcu maddiyatla ödemenin mümkün olmadığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Hiçbir maddi imkân şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarının karşılığı olamaz. Bu borcu ancak bir nebze de olsa şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri mukaddes değerlere sahip çıkarak ödeyebiliriz. Onların çarpıştıkları, hatta ölümü göze aldıkları vatan, millet, bayrak, ezan gibi ortak hasletlerimizi yücelterek ruhlarını şad edebiliriz. Biz de çalışmalarımızı işte bu hassasiyetle yürütüyoruz. Ülkemizi ekonomide, güvenlikte, savunma sanayiinde, dış politikada çok daha ileriye taşıyacak adımları atıyoruz. İşte şu anda S-400’lerimizi almaya başladık. Alamazlar dediler, onları bir yerlere yerleştiremez dediler, almanız doğru olmaz dediler ve bugün itibariyle sekizinci uçak da geldi, o da evet içindekileri boşaltmaya başladı. İnşallah Nisan 2020’de son noktayı koyuyoruz. Ve bununla birlikte hava savunma sistemlerimizde dünyada sayılı ülkelerden biri hâline geliyoruz. Şimdi hedef, ortak üretimi Rusya ile beraber yapmak; bunu yapacağız, daha ileri gideceğiz.”

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile millî iradenin önündeki engelleri kaldırarak Türkiye’yi demokrasi liginde zirveye taşımanın mücadelesini verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, liyakat, ehliyet ve adalet ilkelerine göre millete ve memlekete sadakat çerçevesinde devletin kurumlarını yeniden yapılandırdıklarının altını çizdi.

“EMNİYET TEŞKİLATIMIZ 15 TEMMUZ ÖNCESİNDEN DAHA GÜÇLÜ BİR KONUMA GELMİŞTİR”

Devleti ve milleti, bünyesine sızmış FETÖ’cü teröristlerden arındırma sürecini 17-25 Aralık girişiminin hemen ardından başlattıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri o günlerde FETÖ’nun paçavraları önünde nöbet tutarken, grup kürsülerini FETÖ’nün propaganda aracı hâline getirirken biz meydan meydan FETÖ’nün ipliğini pazara çıkarıyorduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden önce emniyet ve yargı teşkilatı içinde FETÖ ile mücadele noktasında önemli adımlar attıklarına dikkati çekerek, Polis Akademisi gibi bir dönem âdeta FETÖ’nün militan yuvası hâline dönüşmüş kurumları aslına uygun şekilde yeniden yapılandırdıklarını, FETÖ’cülerin gizli haberleşme araçlarını kullanan şahısları tespit ederek bu kişilerin emniyet teşkilatıyla bağlantılarını kestiklerini kaydetti.

Emniyet teşkilatından 30 bin 714 FETÖ’cünün ihraç edildiğini, bin 801 kişinin de görevden uzaklaştırıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’cülerin temizlenmesiyle ortaya bir boşluk çıkmaması için de gereken tedbirlerin süratle alındığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, boşluk oluşturulmaması için 2017 yılında 2 bin 854 komiser yardımcısı ve 21 bin 846 polis memuru, 2018 yılında 3 bin 26 komiser yardımcısı ve 25 bin 373 polis memuru, 2019 yılında ise 2 bin 500 polis memurunun göreve başladığını, ayrıca 19 bin 538 çarşı ve mahalle bekçisinin vazife başı yaptığını açıkladı.

“Emniyet Teşkilatımız sadece iç disiplin ve görev bilinci bakımından değil personel sayısı itibariyle de 15 Temmuz öncesinden daha güçlü bir konuma gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir Müslüman bir kez ısırıldığı delikten ikinci defa ısırılmaz. Şunu samimiyetle söylüyorum, birileri bunu istismar edebilir: Bizim de geçmiş itibariyle bunlara karşı eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir, yine söylüyorum. Ama o delikten bir kez daha sokulmamayı 2010 itibariyle ortaya koyduk ve gereğini de yaptık, yapıyoruz. Basiret ve feraset sahibi olmak, aynı hataları tekrarlamamayı gerektirir” diye konuştu.

“KUŞATICI, KUCAKLAYICI BİR SİSTEMİ ÜLKEMİZE KAZANDIRMANIN GAYRETİNDEYİZ”

Asıl sorumluluklarının FETÖ’yü doğuran ve besleyen ekosistemi yok etmek olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz bunun yolu da; şeffaflıktan, ehliyet ve liyakate dayalı bir sistemi inşa etmekten geçiyor. Maalesef ülkemiz geçmişte ayrımcılığın hüküm sürdüğü, bazı kurumların kapılarının toplumumuzun ekseriyetine kapatıldığı dönemler yaşamıştır. Belli bir hayat tarzına, belli bir ideolojiye, dış görünüşe sahip olmayan vatandaşlarımız sırf bu farklılıklarından dolayı ötelenmiş, dışlanmıştır. Kimi yerlerde âdeta kurumsal bir kimlik kazanan bu ayrımcılık, FETÖ’ye de istismar edeceği mümbit bir zemin sunmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet, liyakat, hukuk ve demokrasi sütunları üzerinde yükselen bir yapıyı çökertebilecek hiçbir sinsi güç yoktur. Biz de bu anlayışla devletle millet arasındaki bağları yeniden tahkim ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ni sadece belli kesimlerin değil 82 milyonun her bir ferdinin sahipleneceği bir devlet hâline getirmeye çalışıyoruz. Hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötekileşmiş hissetmeyeceği, kuşatıcı, kucaklayıcı bir sistemi ülkemize kazandırmanın gayretindeyiz. Millî iradeyi esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi bu bakımdan siyasi tarihimiz boyunca bu yönde atılmış en büyük adımdır” açıklamasında bulundu.

“GEREKTİĞİNDE CANLARINIZ PAHASINA BU ÜLKENİN BİRLİĞİNİ, BAĞIMSIZLIĞINI KORUMAKLA MÜKELLEFSİNİZ”

Emniyet mensuplarına seslenerek, “Sizler, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin polislerisiniz. Sizler, gerektiğinde canlarınız pahasına bu ülkenin birliğini, beraberliğini, bağımsızlığını, huzurunu korumakla mükellefsiniz. Sizler ve bizler hep birlikte tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek geleceğe yürüyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görevinizi yaparken arkanızda devletin ve milletin, elbette bunların temsilcisi olan Cumhurbaşkanının bulunduğunu lütfen unutmayınız” hatırlatmasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev başında bulunan tüm polislere teşekkür ederek Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının hayırlı olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen’in yaptırdığı duanın ardından, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bakanlar ve konuklarla binanın açılış kurdelesini kesti.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, yüksek yargı organlarının başkanları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile 15 Temmuz 2016’da Ankara’da şehit olanların yakınları ve gaziler katıldı.

HABER BURDA

TAKVİM

Haziran 2019
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Send this to a friend